..
 Erzurum Sevdası Dergisi Logo
Arşiv
İzlemek İçin resme tıklayınız
Duyurular
Erzurum Araştırmaları
Özel Haberler

Erzurum Turizm Atlası

Erzurum Sevdası Dergisi
sanalbasin.com üyesidir

Web Tasarım
web tasarım
İsmail Hakkı Kavurmacı
0531 238 73 27
 
Edebiyat Bahçesi
Şairinden Şiirler
Dünden Bu Güne Erzurum Fotoğrafları

Erzurum'da Sayılı Günler

Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 30° 15°
ErzurumaDeğerKatanlar
ErzurumAraştırmaları
    • Hayırlı, Huzurlu Nice Güzel Bayramlara
    • Mübarek Ramazan Bayramının, Hemşehrilerimizin, Milletimizin ve Tüm İnsanlığın Sıkıntılarından Kurtuluşa Vesile Olması Dileğiyle, Bayramımız Kutlu Olsun
    • Hayırlı Bayramlar
    • Mübarek Ramazan Bayramının Hemşerilerimizin, Milletimizin ve Tüm İnsanlığın Sıkıntılarının Çözümüne Vesile Olması Dileğiyle Bayramınız Mübarek Olsun

Erzurum Takvimi

Erzurum’da Sayılı Günler (Mart)

Şubat ayının son dört günü ile martın ilk üç gününü içerisine alan haftaya, “beldelegüz” (ber-dul-acuz) denilmektedir. Bu günlerde de şiddetli yağış ve rüzgâr olmaktadır. Hatta hafta içerisinde yolculuk yapıp da donanlara fazla iyi nazarla bakılmaz. Çünkü bile bile kendini tehlikeye atmıştır.

Erzurum çevresinde mart ayı, bu inanışlar yönünden oldukça zengindir. İnsanların ve hayvanların erzakları azalmıştır. Yakacakları da suyunu çekmek üzeredir. Dolayısıyla halka dertlidir. Bunun için “mart ayı, dert ayı” cümlesi, haklı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, şiddetli soğuklarda görülür. Yakacak olarak sıra, “kazma, kürek saplarına” gelmiştir. Ve mesele, “mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” şeklinde özetlenmektedir.

Mart ayının önemli günlerinden birisi de “leylektir”. Bu “sekize gelmez, dokuza kalmaz” cümlesinde belirtildiği gibi, ayın sekizi ile dokuzu arasındaki geceye tekabül etmektedir. İnanışa göre, güz sonlarında Hacca giden leylekler, bu gece yuvalarına dönmekte ve şiddetli kar yağışlarıyla karşılaşmaktadır.

Yörede, martın onuncu gününe “ezel bahar” veya “kese yaz” on yedinci gününe ise, “hafta hamal” veya “orta yaz” denilmektedir. Hafta hamalda yağmurun yağması ve dolayısıyla arazinin karlardan sıyrılması, şiddetle beklenir. Bu günde, ziraatla, zirai mahsullerle ilgili olarak birçok merasimler yapılmaktadır. Bunlarda birisi bacaların etrafının çizilmesidir. İnanışa göre, “cazi kadınlar” (cadı) küplere binerek ve yılanlardan kendilerine kamçılar yaparak damların bacalarından girerek “hacılar gitti biz kaldık” cümlesini söyleyip evlerdeki yağların bereketini götürmektedir. İşte bu “cazileri” evlere girmelerini önlemek için damların bacalarına çevreleri “Ayet-el Kürsü” okunarak, demir parçalarıyla çizilmektedir. Yağları bereketli kılmanın bir metodu da şudur; hafta/hamal günü evde mevcut olan sütün azlığına çokluğuna bakılmadan yayılarak yağ yapılır. Bu yağ, küre biçimine getirilerek, üzerine atları nallamada kullanılan çivilerden birisi sokulur. Daha sonra yapılacak olan yağların üst kısımlarına koyulacak bu çivili yağ, bir yıl boyunca diğerlerinin bereketlerini koruyacaktır.

Ayrıca, hafta/hamal  günü, bacaların etrafına ev halkının her birini temsilen birer küçük taş dizilir. Ertesi günü kimin taşının altından böcek çıkarsa, o yılın en şanslısı olarak o fert kabul edilir. Yıl boyunca bütün önemli işler, onun adına yapılır. Bazı yörelerde, söz konusu taşlar, insanlar yerine hayvanlar adına dizilmektedir. Koyun, keçi, inek, tavuk vs. hayvan nevilerinin her biri için dizilen taşların altlarından birincide olduğu gibi böcekler aranır. Böcekli taşa sahip olan hayvan nevi, o yılın uğrudur. Diğerlerine nazaran buna çok daha fazla önem verilir.  

Erzurum’da Sayılı Günler (Nisan)

Nisan ayına çevrede “aprel” denilmektedir. Bunun ilk günü, bir sayılı günle başlamaktadır ki, buna “kocakarı soğuğu” denilmektedir. (Yukarıda bahsi geçen “berdul-acuz” de koca karı soğuğu anlamına geliyorsa da, çevrede bu ikinci güne aynı ad verilmektedir.) denildiğine göre, zamanın birinde bir kocakarı, nisan gelir gelmez;

“mart …..na parmakcığım

dıngırdasın oğlakcığım”

diyerek sürüsünü dağlara salar. Şiddetli bir soğuk neticesinde bütün sürü donar. Bazı çevrelerde, kocakarı sürüsünün taş kesilmiş olduğuna inanılır. Ve yörede bolca bulunan koyun, koç heykelleri buna misal olarak gösterilmektedir. Nisan içerisinde çok önemli kabul edilen günlerden biriside, “camış kıran’dır.” Bu ayın beşine tekabül etmektedir. Bunun için;

“Korkma zemherinin kışından

Kork aprelin beşinden

Camışı ayırır eşinden”

 

denilerek önemi vurgulanmaktadır. Dolayısıyla bu günde hiç kimse “camış” dedikleri mandalarını dışarı bırakmaktadır.     

 

Kaynak: Bir Şehrin Ruhu Erzurum, M. Sıtkı Aras


Yorumlar - Yorum Yaz